görev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
görev etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2015 Pazar

İNSANDAKİ CEVHERLER




Günümüzde, teknoloji oldukça gelişti. Yinede bizler, mesela 128GB`lık bir telefon görsek hayran kalıyoruz. "Vayy be telefona bak sanki uzay mekiği!" diyor insanlar. Peki biz bir insan yapımı olan telefonlara bakmaktan daha muhteşem olan şeyleri görebiliyor muyuz? Kendi hafızanızı düşündünüz mü hiç mesela? Sizce bizim hafızamız kaç GB`lıktır? Ortalama bir insanın 60 yıl yaşadığını ve hafızanın hayatımızdaki çoğu şeyi kaydettiğini düşünürsek, bir insan hafızası içine milyonlarca GB değerinde şey kaydedilebilir. Ne kadar da muhteşem değil mi! Düşündükçe insan gerçekten hayretler içinde kalıyor.
Birde kameralar var. Çok yüksek megapiksel değerine sahip olan kameralar var. Ancak hiç biri bir insan gözü kadar muhteşem bir görüntü sağlayamaz. Gözünüzün kaç megapiksel değerinde olduğunu hiç düşündünüz mü?
İnsanlar, yani bizler, etrafımızdaki birçok şeyi inceleriz ama kendimizdeki cevherlerin farkında olamayız. En güzel şekilde yaratılan gözlerimiz, kulaklarımız, burnumuz, dilimiz ve daha birçok organımız bize bu dünyada bir amacımız olduğunu hatırlatmalıdır. Bizi böylesine harika yaratmış olan Yüce Allah boşuna (haşa) yaratmış olamaz değil mi? Neden yaratıldığımızın farkında olup, görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Küçücük bir hayvan olan arının bile bal yapmak gibi büyük bir vazifesi varsa, insanın vazifesinin olmaması çok saçma olmaz mı? Vazifelerimizi bilip yerine getirmemiz, kendimize yapacağımız en büyük iyiliklerden biri olur.
9 Kasım 2014 Pazar

İNSAN


İnsanı tanımlayabilir misiniz? Kolları, bacakları, gövdesi, ağzı, burnu gibi organlara sahip olan bir canlı mıdır insan sadece? Eğer sizin aklınıza bu geliyorsa, hayvanlara neden insan demiyoruz? Bence insanı tanımlamak çok zor. İnsan öyle bir varlık ki, koskoca bir dünyanın yapamadığını insan yapabiliyor: düşünebiliyor, hayal kurabiliyor, öğrenebiliyor... Yani bence insan, ruhuyla insan. Elbette insan vücudu mükemmel bir şekilde yaratılmış. Ama ruh, hepsini tamamlayan, insanı insan yapan şeydir. Ruh, bizim için oldukça önemlidir. Düşünürseniz, siz de anlayabilirsiniz. İşte bu yüzden günümüzde yapılan en büyük hataya düşmemeliyiz. Vücuduna bakım yapmaktan ruhuna bakmaya vakti kalmıyor insanların. Oysa bir insan için önemli olan ruh dememiş miydik? Vücut dediğimiz şey, bakım yapmakla güzel görünmüyor. Siz ne yaparsanız yapın bedeninizin elli yaşında kırışmasını önleyemezsiniz. Öldüğünüzde bedeninizi de yanınızda götürmesiniz. O zaman vücut yerine ruha bakım yapmak daha mantıklı değil midir?
Ruhun bakımı ancak imana kavuşmakla olur. İmanla buluşmamış bir ruh, ne yapılırsa yapılsın hep biraz sıkkındır. Bediüzzaman da demiş: "İman insanı insan eder belki insanı sultan eder. Öyle ise insanın vazife-i asliyesi iman ve duadır." Bu dünyadaki asıl görevimiz iyi bir meslek sahibi olup para kazanmak filan değil. Asıl görevimiz İMAN ve DUA. Asıl görevimiz ALLAH`IN RIZASINI KAZANMAK. Çünkü ancak böyle mutlu olabiliriz. Ruhumuz ancak böyle kurtuluşa erer.
7 Ekim 2014 Salı

NİYETİ ALLAH RIZASI OLANIN GAYRETİ BOŞA GİTMEZ

Bir Kurban Bayramı daha geldi geçti. Akrabalar ziyaret edildi, kurbanlar kesildi, çocuklara şeker ve harçlıklar verildi, kaçan inekler kaçtı, yakalananlar yakalandı... Ama insanlar hala aynı. Herkes Allah rızası için kurban kesti, etlerin bir bölümünü dağıttı. Ancak biz farzlar gibi sadece yapılması gereken şeyleri mi Allah rızası için yapmalıyız? Elbette hayır! Yaptığımız her işi, her bir şeyi Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalıyız. Çalışmak mesela. Eğer bir doktorsanız, Allah rızası için hastalara yardım etmelisiniz. Sadece para için değil. Eğer bir öğretmenseniz, Allah rızası için çocuklara bir şeyler öğretmelisiniz. Eğer bir bakkalsanız Allah rızası için bir şeyler satmalısınız. Bunlar çok fazla. Üstelik sadece meslekler için geçerli değil bu durum. O'nun rızasını kazanmak, bizim bu dünyadaki en büyük görevimiz. Bu yüzden elimizden geldiğince yaptığımız işlerin sebeplerinin arasında "Allah rızasını kazanma" nın da olmasına önem vermeliyiz. Ne olursanız olun. Öğrenci, mühendis, tüccar, iş adamı, berber, fırıncı, çöpçü, işsiz... Çünkü önemli olan ne olduğunuz değil nasıl biri olduğunuzdur. Siz yaptıklarınızı Allah için yaparsanız, yaptıklarınız hayırlı olur.